KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/2507 E., 2014/5487 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/07/2013
- Numarası
- 2012/204-2013/218
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin 4 adet faturadan kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle 12.10.2010 tarihinde İstanbul 22. İcra Müdürlüğü'nün 2010/39166 E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, icra takibine ilişkin ödeme emrinin davalı şirket sekreterine 18.10.2010 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafından icra takibi başladıktan sonra 25.10.2010 tarihinde müvekkili şirket hesabına 11.256,00 TL ödeme yapılmış ve takibe de itiraz edilmiş olduğunu belirterek, itirazın ödenmeyen 1.975,65 TL yönünden iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %40 oranında tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, itirazın iptali davasının süresinde açılmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasında mevcut ticari ilişki nedeni ile doğan borç tutarının tamamının nakit ödemeler ile sona erdiğini, davacı firmanın yapılan ödemeye karşı herhangi bir itirazda bulunmadığını, takip öncesi faiz talebinin koşullarının oluşmadığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını bildirerek davanın reddi ile kötüniyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafın takipten önce işlemiş faiz talep edemeyeceği, takip tarihinden ödeme yapılan 25/10/2010 tarihine kadar 11.255,88 TL üzerinden 63,03 TL faiz talebinde bulunabileceği, takibe yönelik ödenmeyen borç miktarının 25/10/2010 tarihi itibariyle 1.881,24 TL olduğu, bu alacağa davalının ödeme yapmış olduğu tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiği, ödeme emri tebliğ edildikten ve itiraz edildikten sonra, davalı tarafından asıl borç miktarı ödendiğinden,
davalı tarafından taraflarca belirlenebilir likit alacak miktarına itiraz edildiğinden, kabul edilen alacak miktarı üzerinden %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 1.881,24 TL üzerinden devamına, 25.10.2010 tarihinden itibaren 1.881,24 TL'ye avans faizi uygulanmasına, kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan 752,49 TL %40 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine verilmesine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Davalı borçlu süresinde takibe itiraz etmekle birlikte takip de talep edilen asıl alacak miktarını ödemiş ancak borcun fer'ileri yönünden herhangi bir ödeme yapmadığından davacı yanca faiz, icra giderleri ve icra vekalet ücretine yönelik olmak üzere iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
İtirazın iptali davasının amacı itiraz üzerine durmuş bulunan icra takibinin devamını sağlamaktır. Borçlu tarafından takipte talep edilen asıl alacak tutarı ödenmiş olmakla birlikte fer'ileri ödenmediğinden ve fer'iler yönünden takibe devam edilebilmesi için mahkemece bu konuda bir karar verilmesi gerektiğinden, takip tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş faiz alacağı, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri yönünden miktar belirtilmeksizin itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, icra müdürlüğünce tahsilat sırasında hesaplanması gereken işlemiş faiz, vekalet ücreti ve icra harç ve giderleri konusunda asıl alacak gibi itirazın iptaline şeklinde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/2507, K. 2014/5487, 20 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama