KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/296 E., 2014/4173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin bayiisi olan davalının müvekkilinden satın aldığı un mamüllerini dükkanında halka pazarladığını ve oğlu olan dava dışı ...aracılığıyla sattığını, cari hesaptan doğan 17.697,50 TL asıl alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız kısmi itirazı ile durduğunu, davalının 8.800,00 TL dışındaki borcu ve faizi kabul etmediğini, ancak malların sevk ve teslim edildiğine dair tutanağın davalı tarafından imzalanmasına rağmen bedelinin tutanakta açıkça yazılı olan banka ve ptt çek hesaplarından birine yatırılmadığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya 8.800,00 TL borcu olduğunu ve bu borcu da icra dosyasına ödediğini, takibe konu borcun 10.885,00 TL'lik kısmının 9 adet makbuzla davacı şirketin pazarlama elemanı olan dava dışı ...'a ödendiğini, bu eleman tarafından ödemelerin davacının posta çeki hesabına yatırıldığını, davacı şirket tarafından gönderilen 05/11/2007 tarihli belgenin de bunu kanıtladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasında mal alım satımı yapıldığı ve davacı tarafından iddia edilen bedelin davalı tarafından davacının tahsilata yetkili elemanı ...'a ödendiği, davacının davalı dahil birçok müşterisinden ödemeleri ... aracılığı ile kabul ettiğinin açık olduğu, dolayısıyla davacının dava konusu olayda bu şekilde ödeme yapılamayacağı yönündeki iddiasının dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/296, K. 2014/4173, 3 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama