KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/4252 E., 2014/6641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/11/2013
- Numarası
- 2012/126-2013/580
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili tarafından aralarındaki alacak borç ilişkisi nedeniyle davalıya 10/06/2010 tanzim, 10/09/2010 ödeme tarihli, 35.000,00 TL bedelli bononun imzalanarak verildiğini, müvekkilinin bonoya karşılık tanzim tarihinden sonra ödemeler yapmaya başladığını ve senet bedelinin büyük bir kısmını ödediğini, buna karşın davalı tarafından bono bedelinin tamamı üzerinden müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek müvekkilinin davalıya takibe konu yapılan miktar kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının yaptığı ödemelerin başka bir ilişkiden kaynaklanan borca karşılık yapılan ödemeler olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; bonoya dayalı yapılan icra takibinde, takip tarihi itibariyle davacının davalı tarafa 36.669,33 TL borçlu bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının senet borcundan mahsup edilebilecek bir ödeme tutarı bulunmadığı, icra takibinden sonra 21/12/2010 tarihinde yapılan 3.280,00 TL'lik ödemenin icra dosyası hesabında nazara alınacağı, bakiye borcun ödendiğine ilişkin dosyaya her hangi bir belge ibraz edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu bono bedelini muhtelif tarihlerde gönderdiği banka havaleleriyle kısmen ödediğini iddia etmiş, davalı ise yapılan ödemelerin bonoyla ilgili olmadığını, başka bir borca yönelik bulunduğunu savunmuştur. Havale tarihlerinin büyük bir kısmı bononun tanzim tarihinden sonra olduğuna göre, ödemelerin başka bir borca yönelik olduğunu davalının usulen kanıtlaması gerekmektedir. Başka bir ifade ile somut olayda ispat yükü davalı taraftadır. Mahkemece bu yön gözetilmeksizin ispat külfetinin tayininde hataya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/4252, K. 2014/6641, 7 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama