KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/4895 E., 2014/8000 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2014
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit - istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalının müvekkiline gönderdiği 29/12/2008 tarihli belgede müvekkilinin cari hesap borcunun 1.442,35 TL olduğunun belirtildiğini, gerçekten de davalıya zikredilen cari hesap döneminde iki adet toplam 4.000,00 TL bedelli senet verildiğini, buna göre bakiye borcun 1.442,35 TL olduğunu, daha sonra müvekkilinin cari hesaba mahsuben 2.003,50 TL ödeme yaparak alacaklı duruma geçtiğini, ancak davalının kötüniyetli olarak söz konusu senetleri dava dışı ...
Şirketi'ne ciro ettiğini, bu şirketin talebi üzerine müvekkilinin 1.558,00 TL mükerrer ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının daha sonra bu senetleri aldığını ve müvekkkili hakkında icra takibi başlattığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, mükerrer yapılan tahsilatların istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözünü ettiği toplam 4.000,00 TL bedelli 2 adet senedin vadelerinde ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, ayrıca dava konusu olmayan 3.761,98 TL bedelli bir çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle de ayrı bir icra takibi başlatıldığını, davacının iddialarının haksız olduğunu, davacının sözünü ettiği ödemelerin dava konusu senetlere mahsuben yapılıp yapılmadığının dahi belli olmadığını, ödemelerin cari hesaba mahsuben veya gecikilen ödemelerin vade farkı olarak da yapılmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; lehe delil vasfı olmayan davacı ticari defterlerinde dava konusu senetlere ilişkin bir kayıt olmadığı ve senetlerin hangi borca mahsuben ödendiğinin belirlenemediği, ayrıca senetlerin keşide tarihi olan 24/12/2008 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafa 1.378,03 TL borçlu olduğu, 31/12/2008 tarihinde toplam borcun 2.915,28 TL olarak davacı defterlerine kaydedildiği, borcun kasadan nakit ödeme şeklinde kapatıldığının kayıtlı olduğu, ancak nakit ödemeye ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği,
davacı tarafın yemin teklifi üzerine davalı asilin takibe ve davaya konu iki adet senet nedeniyle 4.000,00 TL alacağının mevcut olduğuna, dava dışı ... Şirketi'ne 1.500,00 TL ödeme yapıldığının doğru olduğuna, ancak bu ödemenin dava ve takip dışı başka bir senede ait olduğuna ilişkin yemin ettiği, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/4895, K. 2014/8000, 28 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama