KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/4951 E., 2015/2211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... vek.Av.... gelmiş, diğer davalı ile davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan ... tarafından müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlatıldığını, takibe konu bononun müvekkilinin bir başka kağıttaki imzasının transferi suretiyle sahtecilik suçu işlenerek oluşturulduğunu, diğer davalı ...'nin ise senette lehdar konumunda olup müvekkiliyle davalılar arasında alacak-borç ilişkisi bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve davalıların %40 oranında kötüniyet tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu bonoya ciro yoluyla hamil olduğunu, davacı yanca .... 4. İcra Hukuk Mahkemesinde imza inkarına dayalı olarak açılan davada aldırılan bilirkişi raporunda imzanın davacının eli ürünü olduğunun ortaya çıktığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu bononun davacı tarafından müvekkiline verildiğini, bononun müvekkilince sahte olarak düzenlenmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve İcra Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davalar ve hazırlık soruşturmasında alınan bilirkişi ve ...
Kurumu raporlarına göre, dava konusu bononun evvelce imza içeren bir belgenin boş kısımlarından faydanılmak suretiyle oluşturulduğu, davacı borçlunun imzasının bonoda yazılı miktarı borçlanma iradesiyle atılmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, ceza davasının henüz karara çıkmadığı ve davacının da bekletici mesele talebinin bulunmadığı, davalıların kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 18.02.2014 günlü ek kararla davalıların HUMK'un 344. maddesi uyarınca çıkarılan muhtırada verilen sürede temyiz nisbi harcını yatırmadıkları gerekçesiyle davalıların temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş, iş bu ek karar ise temyiz edilmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/4951, K. 2015/2211, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama