KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/5324 E., 2015/2047 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ... ile davalı vek.Av. .... ....i'nin gelmiş olmalarıyla, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davacı tarafın akdin feshi nedeniyle uğradığı zararın 12 ay olarak kabulü ve 3 aylık makul süre düşüldükten sonra kalan 9 aylık dönem için 376.454.37 TL zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı taraf bayilik akdinin Rekabet Kurulu Kararları gereğince fesih edildiğini ileri sürmüştür.
Aynı nitelikte, davalı şirket aleyhine davadışı ... Ltd. Şti tarafından açılan .... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/386 E. - 2008/532 sayılı davada fesih ihbar süresi 2 yıl olarak kabul edilmiş ve bu durum Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Yine aynı nitelikte davalı yanca davadışı.... A.Ş'ne keşide ettiği 10.07.2006 tarihli ihtarında da akdin fesih ihbar süresinin 2 yıl olduğunu bildirmektedir.
Bu durumda mahkeme akdi fesih ihbar süresinin 2 yıl olduğunun kabulü ile davacı bayinin taleplerinin incelenmesi gerekirken somut bir veriye dayanılmadan yorum ile sürenin 1 yıl olarak kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/5324, K. 2015/2047, 17 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama