KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/5378 E., 2015/2037 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili Av... gelmiş, davacı taraftan gelen kimse olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, müvekkilinin hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan davalı tarafından ya sahte olarak veyahut müvekkili şirketin eski ortağı ve müdürü... ile birlikte hareketle düzenlenerek oluşturulan bir senetle hacze maruz kaldığını, davalının müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacağına karşılık davacı şirket yetkilisi... tarafından imzalanan bono bedelinin ödenmemesi nedeni ile icra takibine girişildiğini, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının iddiasını ispatlayamadığı, usulsüz senet düzenlenip şirketin zarara uğratıldığı iddiasında ise, şirket yetkililerine karşı açacağı bir dava ile bunu ileri sürme olanağı olup, bir hususun davalıyı ilgilendirmediği, alınıp, infaz edilen tedbir kararı nedeniyle davalının alacağına geç kavuştuğu gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava değeri üzerinden hesaplanan tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/5378, K. 2015/2037, 17 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama