KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/61 E., 2014/4336 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; taraflar arasında akdolunan sözleşme ile davlıya ait üç adet maden arama ruhsatının müvekkiline satışı gerçekleştirilmiş ise de, satıma konu ruhsatlardan ametist madeniyle ilgili olarak sahada maden rezervi bulunduğu hususunda davalı tarafın hileli beyanlarıyla müvekkilini yanılttığını, zira yapılan araştırmalarda madene rastlanılamaması nedeniyle arama ruhsatının iptal edildiğini oysa davalının kötüniyetli olup ruhsata konu yerde maden olmadığını bildiğini, müvekkilince sözleşmenin bu madene yönelik kısmı feshedilerek maden değeri 40.000,00 TL davalıdan talep edilmiş, ise de ödeme yapılmadığını belirterek,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; satım sözleşmesi kapsamında maden arama ruhsatını devralan davacı yanın anılan maden sahasında işletme ruhsat alınmasına yönelik yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sahaya iki kez gelen bakanlık yetkililerine maden cevherini gösterememesi üzerine ruhsatın iptal edildiğini, somut olayda davacının iddia ettiği gibi müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; dosyaya delil olarak sunulan sözleşme içeriği maden sahasında yapılan tetkiklerle ilgili bakanlık yetkilileri katılımıyla düzenlenen tutanak içerikleri ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanın sahada gerekli kazı çalışmalarını yapmaması nedeniyle gelen heyetin cevherin varlığını saptayamadığı, bu durumun ilgili sahada madenin bulunmadığı anlamına gelmediği gibi; akdolunan sözleşme içeriğinde de madenin mevcudiyeti, rezervi taahhüt edilmeyip sadece maden arama sertifikasının satıldığı ve böylece davacı yanın ödemiş olduğu bedeli talep hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/61, K. 2014/4336, 5 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama