KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/6149 E., 2015/3011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.. ... ile asıl dosya davalısı vek.Av.... ve birleşen dosya davalısı vek.Av....'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkiline dava dışı ... satın aldığı evle ilgili 35.000,00 TL ödeme yapmayı taahhüt ettiğini, ancak 10.365,00 TL eksik ödediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen dosyada da, aynı iddialarla banka çalışanı ... hakkında yapılan takibe itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, asıl ve birleşen davanın reddini, %40 tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının dayandığı belge altındaki imza davalı ... eli mahsulü olmakla birlikte 2.paragrafının belgeye sonradan farklı bir zaman diliminde eklendiğinin adli tıp raporu ile tespit edildiği, tahrif edilen belgeye dayalı olarak yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu, davacının aynı belgeye dayalı olarak davalılar hakkında ayrı takip yapmakla birlikte ayrı ayrı tahsilat talebinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine, %40 tazminatın davacıdan alınarak asıl ve birleşen dosya davalılarına verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında bir tanesi Adli Tıp Kurumundan olmak üzere 2 rapor alınmıştır.
05.04.2013 tarihli grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişiden alınan raporda; asıl ve birleşen dava konusu icra takiplerinin dayanağı olan 24.12.2009 tarihli belge metnindeki tüm yazıların bilgisayar yardımıyla, printer ile bir defada yazdırıldığı, belgede gerek kimyasal, gerekse mekanik yöntemle silme işlemi yapılmadığı ve belgede her hangi tahrifat emaresinin mevcut olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.
31.07.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan raporda; 24.12.2009 tarihli belgede 2. paragrafın 1. paragrafa göre doğrultusu ve eğimi farklı olduğundan, farklı bir zaman diliminde 2. paragrafın eklenmiş olduğu belirtilmiştir.
Alınan 1. rapora asıl ve birleşen dosya davalıları vekillerince, adli tıp kurumu raporuna da davacı vekilince gerekçeleri de belirtilmek suretiyle itiraz edilmiştir.
Mahkemece 31.07.2013 tarihli adli tıp kurumu raporu hükme esas alınmış ise de, anılan rapor 1. bilirkişi raporu ile çelişkilidir.
Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, adli tıp kurumunun incelemede son merci olmadığı da gözetilerek, güzel sanatlar fakültesinden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek ve taraf vekillerinin alınan bilirkişi raporlarına itirazlarını da karşılayacak şekilde ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli yeni bir rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulmasından ibarettir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/6149, K. 2015/3011, 4 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama