KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2014/6237 E., 2014/14331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul(Kapatılan) 26. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/06/2012
- Numarası
- 2011/56-2012/106
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkili temsilcisi S.K. ve vek.Av.F.S.ile davalı vek.Av.M. D.'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan temsilci ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı taraf akdin ifa edilmemesi nedeniyle uğradığı kar kaybını talep etmiş olup, hükmüne uyulan bozma ilamı sonrası 26.10.2010 tarihli bilirkişi raporu alınarak uğranılan kar kaybı tespit edilmiştir. Bu durumda 26.10.2010 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen kar kaybına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Diğer yandan davacı tarafın akdi yükümlülüklerini yerine getirmek için yaptığı harcamalar (finansman giderleri) yönünden sözleşmedeki mal alımı için kararlaştırılan opsiyonlar (± %25) uygulanamaz. Bu yönün gözetilmemiş olması hatalıdır.
Ayrıca davacı taraf yararına vekalet ücretinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hüküm altına alınması gerekirken eksik vekalet ücretine karar verilmesi de kabul şekli ile doğru değildir.
3-Davalı vekilinin temyizine gelince, hükmüne uyulan bozma ilamından önce alınan bilirkişi kurulu raporunda, davacı tarafın tüm finansman giderleri belirlenmiş ve bu giderlerin %50'sinin dava konusu sözleşme için olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili bilirkişi kurulu tarafından yapılan bu tespite itirazı olmadığını belirtmiş olup bu husus davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşturmuştur.
Bu durumda mahkemece davacının finansman giderleri belirlenirken davalı yanın kazanılmış haklarının gözetilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/6237, K. 2014/14331, 30 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama