KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/10064 E., 2016/3710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-birleşen davacılar vekilince duruşmalı davalı-birleşen davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek. Av. ........ ile davalı vekili Av. ... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar-birleşen dava davalılar vekili, müvekkili şirket ile grup firmaları olan davalı şirket ve dava dışı şirketler arasındaki doğmuş ve doğacak olan cari hesaba dayalı borç ilişkisinden dolayı, davacı şirket adına kayıtlı taşınmazların davalı ile kardeş şirketleri lehine ipotekler tesis ettiğini, verilen ipoteklerle aleyhe icra takibine başlanması üzerine davacıların davalı şirkete 03.05.2010 tarihli senetler verdiğini, borcunun ödenerek ipoteklerin çek edildiğini, ödemelerden sonra davalı yanın bedelsiz kalan bir kısım senetlerle icra takiplerine başladığını belirterek, senetler nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespitine, tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen dava davalı şirket vekili, ipotekle temin edilen borç ile senetli borcun ayrı borçlar olduklarını bildirerek davanın reddi ile % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, davacı yanın senetlerden dolayı borçlu olmadığını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle davaların reddine, % 20 oranında tazminatın davacı yandan alınarak davalı yana verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/10064, K. 2016/3710, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama