KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/10641 E., 2015/17460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, zamanaşımına uğramış çeklere dayalı olarak temel ilişki nedeniyle alacak davasıdır.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'ın dava konusu çekte imzasının bulunmadığını, diğer müvekkil yönünden ise davacının taraflar arasındaki temel borç ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre davacının 2009 yılı defterlerini ibraz etmediği ve davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 20/01/2014 tarihli 2013/17106 esas ve 2014/1543 karar numaralı ilamıyla davalının kendi kayıtlarının aleyhine delil kabul edilerek hüküm kurması gerektiğinden bahisle bozulması üzerine mahkemece, bozma ilamına uyularak davacı vekiline müvekkiline ait defterleri ve sevk irsaliyelerini sunması için süre verilmesine rağmen davacının defterlerini ibraz etmediği ve belge sunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece dairemiz bomza ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı doğrultusunda karar verilmemiştir.Mahkememiz bozma ilamında açıkça ''İncelenen davalı kayıtlarında akdi ilişkinin bulunduğu anlaşılmış olup, davacıdan 71.975,65 TL mal alındığı,
61.346 TL ödeme yapıldığı ve kalan miktar yönünden borçlu olunduğu tespit edilmiştir.Hal böyle olunca , yazılı delil başlangıcı niteliğinde olan belgelerin taraflar arasındaki akdi ilişki nedeniyle verildiği anlaşıldığından , davalının kendi kayıtları aleyhine delil kabul edilerek bir hüküm kurulması gerekirken , yazılı şekilde delil takdirinde hataya düşülerek hüküm kurulması isabetsizdir.'' denilmiştir.Bozma ilamına uyulduğuna göre bozma ilamı doğrultusunda alacağın tahsiline karar verilerek,
faiz konusunda ise BK 117.md'si uyarınca davalı temerrüde düşürülmemiş ise faizin dava tarihinden başlatılması gerektiği hususunun düşünülmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/10641, K. 2015/17460, 23 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama