KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/10995 E., 2016/4153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/05/2015
- Numarası
- 2014/269-2015/364
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında 09.05.2007 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı bankanın alacağının müvekkilinin kefil olmadığı yeni kredi sözleşmelerinden doğmuş olması nedeniyle davasında haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar süresiz olarak düzenlenen genel kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan kredilere ilişkin borcun bir noktada sıfırlanmış olması sözleşmenin taraflarının ve özellikle kefillerin kefaletten rücu talepleri olmadıkça sorumluluklarını sona erdirmez ise de, yeni bir kredi sözleşmesi düzenlenerek yeniden kredi verilmiş olması ve kredilerin de bu yeni sözleşmeye göre kullandırılması halinde bankanın yeni bir kredi sözleşmesi yapılması hususunda iradesinin oluştuğu,
ilk kredi sözleşmesinde yer alan kefillerin artık ikinci kredi nedeniyle kredilerden sorumlu olmayacakları hususunun iyiniyet kuralları ve hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varıldığı, somut olay bakımından 09.05.2007 tarihli kredi sözleşmesinde kefil olarak yer alan davalının, daha sonra düzenlenen ve bu kredi sözleşmesine göre kredi kullandırımı sağlanan sözleşmeden dolayı davacı bankaya borcunun olmadığı, ayrıca takibin kötüniyete dayanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/10995, K. 2016/4153, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama