KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/11125 E., 2016/10601 K.·Esas No : .... T.C. Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2016
- Karar no
- ...
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·6 bölüm
...Hukuk Dairesi
ESAS NO : . KARAR NO : ...
YARGITAYİLAMI
MAHKEMESİ : ...
TARİHİ : 14/10/2014
NUMARASI : 2014/397-2014/264
DAVACI
..... vek. Av.....
DAVALI
..... vek. Av....
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit-itirazın iptali davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, dava dışı... tarafından bir kısım çeklerin müvekkiline ciro ettirildiğini ve dava dışı... tarafından davalı bankaya teslim edildiğini, müvekkilinin ticari hesabına aktarıldığını, çeklerin bedellerinin banka müdürü, müdür yardımcısı ve ... arasında paylaşıldığını, bankanın müvekkilinden paranın ödenmesini talep ettiğini, müvekkilinin de 2.500 TL ödeme yaptığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, 2,500 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ise kredi sözleşmesindeki limit arttırımına ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili, davacıya kredi kullandırıldığını, davacı tarafından tahsil edildiğinde kredi borcundan mahsup edilmek üzere kredinin işlediği sırada müvekkili bankaya çeklerin ciro edilerek teslim edildiğini, çeklerin ve kredinin vadesinde ödenmediğini, davacı alayhine takip başlatıldığını, davacı ile müvekkili bankanın borcun taksit ve faiz indirimi ile ödenmesi hususunda sözlü mutabakata vardıklarını, buna istinaden davacının 2.500 TL ödemede bulunduğunu, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek asıl davanın reddine ve birleşen davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, davacıyı taahhüt altına sokan belgelerdeki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacının kredi sözleşmesinden dolayı bankaya borçlu olduğu, davacının banka çalışanlarınca dolandırıldığı, hukuka aykırı işlemler yapıldığı iddiasını kanıtlar nitelikte delil sunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, hükmolunan alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekilince temyiz edilmiştir.
Aslı gibidir. · Karşılaştırıldı.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/11125, K. 2016/10601, 13 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama