KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/11628 E., 2016/1940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil ... ve vek. Av. ... ile davalılar vek. Av. ... un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ile avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Dava, davacı adına dava dışı ... aracılığıyla, davalı tarafla bayilik sözleşmesi yapılacağı inancı ile önceki bayinin mevcut ve doğacak borçlarına karşılık olarak yapılan ödemelerin, bayilik sözleşmesi yapılmadığından sebepsiz kaldığından bahisle iadesi istemine ilişkindir.
Davalı taraf, husumet ve zamanaşımı itirazlarında bulunmuş, esastan da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının davalı şirkete, benzin istasyonu bayiliğini almak için yaptığı ödemelerin, bayilik sözleşmesi gerçekleşmediğinden haksız iktisap kuralları doğrultusunda iadesinin gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, dava dışı ... tarafından iki tanesi .... iki tanesi .... ' ye gönderilen havale dekontlarına dayanılarak açılmıştır. Dava dilekçesinde, davalı olarak .... gösterilmiş, yargılama sırasında ....' nin davaya dahil edilmesi istenmiştir. Mahkemece, karar başlığında davalı olarak .... gösterilmiş, dava dilekçesindeki davalı .... karar başlığına yazılmamıştır. Hüküm kısmında ise, .... yönünden tahsil kararı verildiği halde, hükmün 4. bendinde .... yararına yargılama giderlerine hükmedilmiştir.
Usul hukukumuzda dahili dava müessesesi bulunmamaktadır. HMK' nun tarafta iradi değişiklik kenar başlıklı 124. maddesi hükmünün ise somut olayda uygulanabilme olanağı yoktur. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi isabetsizdir.
Esasen, davacının somut olayda aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Zira, davacının delil olarak dayandığı havale dekontlarında gönderici dava dışı ... isimli kişidir. Dekontlarda havalelerin davacı adına yapıldığına dair herhangi bir açıklama da bulunmamaktadır. Bu itibarla davacının davada aktif dava ehliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/11628, K. 2016/1940, 9 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama