KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/14110 E., 2016/3135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının müvekkiline ait olmadığını iddia ederek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline ve davalı aleyhine %40'dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiş, davalı vekili 27.11.2014 tarihli duruşmaya katılarak; müvekkili bankanın, dava konusu bonoyu dava dışı kredi borçlusundan aldığını, bu nedenle iyi niyetli hamil olduğunu, imzayı takip zorunluluğu bulunmadığını, davanın süresinde açılmadığını beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen ...'nun 09.04.2015 tarihli raporuna göre, dava konusu bonodaki imza ile ...'un mevcut mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından aynı elden çıktıklarını gösterir yeterlik ve nitelikte bulgu saptanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının bonoyu ciro yolu ile almış olduğundan, bononun keşidecinin elinden çıkıp çıkmadığını bilebilecek durumda olmadığı bu nedenle kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/14110, K. 2016/3135, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama