KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/14449 E., 2016/4374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının müvekkili aleyhine kambiyo senedine dayalı takip yaptığını, takip dayanağı bononun taraflar arasındaki taşınmaz satış sözleşmesinin bakiye borcuna istinaden verildiğini, davacıya çeşitli tarihlerde yapılan ödeme neticesinde bakiye borcun takipte talep edilen miktardan daha az olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takip dayanağı senedin taşınmaz satım bedeli olarak verildiğini, senet bedelinin bir kısmının ödendiğini, bakiyesi için takip yapıldığını, davacıların iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacının delil olarak sunduğu belgenin davalının eli ürünü olmadığı, bu belge ile takip konusu senet arasında bağlantı kurulmadığı, belgenin yazılı delil başlangıcı sayılamayacağı, davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davalının usulüne uygun şekilde yemini eda ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosya içinde bulunan 16.09.2013 tarihli belgede belirtilen 20.000 TL'nin davacı tarafından davalıya ödeme amacıyla verildiği tarafların kabulündedir. Davalı söz konusu ödemenin icra takibine konu bono dışındaki alacak nedeniyle yapıldığını savunmuş olup, ödemenin bononun tanzim tarihinden sonra yapılmış olması nedeniyle bu ödemenin bono dışında başka borca ilişkin yapıldığını ispat yükü davalıya aittir. Mahkemece ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülüp, icapsız yemin esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/14449, K. 2016/4374, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama