KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/15113 E., 2016/738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, süresi içerisinde ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair 20.11.2014 tarihli hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 19.03.2015 tarihli 2015/1635 -3892 E.K sayılı ilamı ile bozulmuştur. Uyulan bozma ilamında; “Davacı süresinde bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunmuştur. Davacı elinde bulunan çek yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup davacı iddiasını bozma kararında da belirtildiği şekilde tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir. Dinlenen tanıklar davacının iddiasını doğrulamışlardır. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, İİK'nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Buna rağmen mahkemece kurulan hükümde “ davanın kabulüne, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2006/3079 Esas sayılı icra takibindeki itirazının reddine” şeklinde karar verilmesi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olup, HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/15113, K. 2016/738, 25 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama