KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/15330 E., 2016/7508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ... ile davalı vek. Av. .. gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
1)Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile itirazın 196.234,52 TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36 oranını geçmemek kaydıyla ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına hükmedilmiştir.
Oysa önceki bozma kararının konusunu oluşturan 09.01.2012 tarihli yerel mahkeme kararında “asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %3 sözleşmesel faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına” karar verilmesi ve o karara yönelik davalı temyiz itirazlarından, birim fiyata yönelik temyiz itirazı dışındaki temyiz itirazlarının reddedilmiş olması nedeniyle faiz oranı bakımından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Mahkemece bu yön gözetilmeksizin alacağa uygulanacak faiz oranı yönünden hatalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/15330, K. 2016/7508, 26 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama