KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/18254 E., 2016/8112 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... ile imzaladığı bir sözleşme bulunmadığını, davalı bankadan kredi kartı almadığını, buna rağmen 3.şahıslar tarafından usulsüzce ve müvekkiline ait olmayan bir adres gösterilerek alınan kartla yapılan alışverişler neticesinde müvekkilinin borçlu duruma düşürüldüğünü belirterek, bu durumun ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bahsettiği kredi kartına dayalı bir takip başlatmadıkları gibi, davacıya gönderilen ihtarnamenin de dava konusu edilen kredi kartına ilişkin olmadığını, bu nedenle menfi tespit davası açılamayacağını, davacının müvekkili banka ile sözleşme imzalamadığı iddialarının ise gerçekdışı olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, ...Fizik İhtisas Dairesi' nce hazırlanan raporda, inceleme konusu sözleşmelerde davacıya atfen atılmış imzaların basit tersimli imzalar olması nedeniyle aidiyetinin tespit edilemediğinin belirtildiği, Ulusal Kriminal Büro Amirliği tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda ise her iki sözleşme üzerinde bulunan kuşkulu imzaların kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olmadıkları yönünde rapor hazırlandığı, davalının 5121 17** **** 4510 numaralı kredi kartına dair sözleşmedeki imzanın davacıya ait olduğunu kanıtlayamadığı gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, davacının...k A.Ş nezdinde 5121 17** **** 4510 numaralı kredi kartı sebebi ile 2.895-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı tüketici konumundadır. Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’ sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, tüketici sıfatına haiz davacı tarafından, davalı bankaya karşı açılan davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden, usul ve yasaya aykırı bir biçimde genel mahkeme sıfatıyla yargılama yapılarak hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/18254, K. 2016/8112, 3 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama