KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/2016 E., 2015/15003 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Ankara 5. Tüketici Mahkemesi
- Tarihi
- 23/09/2014
- Numarası
- 2012/2222-2014/2171
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davalarının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün asıl davada davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, takibe konu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, bankaya herhangi bir borcu da bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline ve bankanın tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı temlik alan vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin dava dışı H.. A...ne herhangi bir müracaatı bulunmadığı halde, sahte kimlik belgesi ile bankaya başvuran kişiye kredili mevduat hesabı açıp, bu hesaptan kaynaklanan borcun ödenmediğinden bahisle müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, söz konusu sözleşmedeki imzanın sahte olduğunu, davacıya ait bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalı aleyhine tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen asıl ve ek bilirkişi raporuna göre, dava konusu 02.05.2007 tarihli Bankacılık İşlemleri Sözleşmesindeki ve aynı tarihli Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının davalı bankadan kredi kullanmadığı, bankacılık hizmetlerinden yararlanmadığı, bu nedenle takibe konu tutarlardan davacının sorumlu olamayacağı, davacının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/2016, K. 2015/15003, 17 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama