KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/3816 E., 2016/535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2016
- Tarihi
- 03/12/2014
- Numarası
- 2010/473-2014/590
- Davacı
- H.. Ç.. vek.Av. F......A.....
- Davalı
- A.. A.. vek.Av. F.. S..
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av. M...... A.... O......gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından takibe konulan çekin davalıya teminaten ve boş olarak verildiği, bedelsiz olmasına rağmen davalı tarafından doldurularak takibe konulduğundan bahisle çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, çekin davacıdan borcu karşılığında alındığını, teminat çeki olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu çekin teminat çeki olduğu, davalının, çek miktarı kadar malı davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu çekin ileride teslim edilecek mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise iddianın aksine, davacıya teslim edilen mallara karşılık çekin alındığını savunmuştur.
Kural olarak, çek bir ödeme vasıtası olup, mevcut bir borcun tediyesine yönelik olarak verildiğinin kabulü gerekir. Öte yandan, BK 182 (TBK 207/2) maddesi uyarınca satış sözleşmesinde satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa ettikleri yönünde yasal karine getirilmiştir. Karinenin aksini iddia eden davacı, çekin avans olarak ve teminat amacıyla verildiğini yazılı delille ispatlamak zorundadır. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin somut olay bakımından ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/3816, K. 2016/535, 22 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama