KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/4407 E., 2015/13388 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince ve davalı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili; müvekkili bankanın kredili bankomat kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı kefilin haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının imzaya ve borca itirazının kaldırılarak takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, 13.06.2013 tarihli duruşmaya katılarak kredi, bankomat başvuru formunun garanti şerhi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak diğer belgelerde kefaletinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalının 11.05.2002 tarihli sözleşme uyarınca kefil olduğu kredi limitinin 500-TL olduğu, bu tarihten sonra asıl borçlu ve banka arasında yapılan limit artışlarında davalının onayının alınmadığı ve imzalanan sözleşmelerde davalının imzasının bulunmadığı, bu nedenle 500-TL'yi aşan miktar bakımından davalının hukuken sorumlu bulunmadığı,
ihtarname uyarınca davalının 05.06.2010 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takip tarihi itibarı ile davalının 500-TL TL asıl alacak borcunun bulunduğunun tespitine, ....İcra Müdürlüğü'nün 2010/3138 E.sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın bu miktar itibarı ile iptaline, 500-TL asıl alacak yönünden takibin devamına, 500-TL asıl alacağa 05/06/2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2.maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasına, sair hususların reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince ve davalı asil tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/4407, K. 2015/13388, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama