KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/4807 E., 2015/14480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... ile davalı arasında imzalanan ... ve Teminat Sözleşmesini 22.000 TL ile sınırlı olmak üzere kefil sıfatıyla imzaladığını, davalı banka tarafından gönderilen ihtarnamede kalan kredi borcunun 9.775,00 TL olduğunun bildirildiğini, belirtilen tutarın dava dışı diğer kefil tarafından ödendiğini ileri sürerek, müvekkilinin ödeme emrinde belirtilen 21.963,82 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında dava dışı...e taksitli ticari kredi, borçlu cari hesabı, esnek ticari hesap ve çek hesabı açılıp kullandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın borçlunun tüm kredi sözleşmesini birleştirip tek bir alacak olarak kefalet limiti ile kefillerden talepte bulunmasının yerinde olmadığı, kefillerin sadece borçlunun kullandığı 02.12.2011 tarihli genel kredi sözleşmesinde kefilliğinin bulunduğu, kefillerin bankanın sonradan asıl borçluya kullandırdığı kredilerden haberinin ve rızasının olmadığı, kefilin sadece imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olması gerektiği, davalı bankanın 10.01.2013 tarihli ihtarnamesinde de açıkça belirttiği üzere davacı kefilin icra talebi itibariyle asıl borç tutarının 9.774,48 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK'nın 72. maddesi hükmüne dayalı menfi tespit davasıdır. Bu durumda mahkemece HMK'nın 26. maddesi hükmü de gözetilerek taleple bağlılık kuralı çerçevesinde davacının borçlu olmadığı miktar saptanarak, menfi tespitine hükmedilmesi gerekirken, davanın niteliği gözardı edilerek borçlu olmadığı miktar üzerinden olumlu tespit hükmü kurulması usul ve yasaya aykırı olup mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/4807, K. 2015/14480, 11 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama