KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/550 E., 2015/4979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ve süresinden sonra davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin lehdar sıfatıyla yer aldığı toplam 14.000,00 TL tutarlı iki adet çekin ciro edilerek davadışı ....'e verildiğini, bu çekler süresinde bankaya ibraz edilmemesine rağmen keşide tarihlerinin değiştirilerek ve bankaya ibraz edilmek suretiyle davalı hamil tarafından müvekkili aleyhine takibe konu edildiğini, oysa çekler üzerindeki tahrifatların müvekkilinin cirosundan sonra yapılmış olup, keşide tarihlerinde yapılan bu değişikliklerden müvekkilinin sorumlu olmadığını, çekler, üzerindeki gerçek keşide tarihleri itibariyle ibraz olunmadığından davalının müvekkiline karşı başvuru hakkının da bulunmadığını,
yetkili hamil sıfatı olmadığını belirterek, icra dosyası nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu bulunmadığının tespitiyle, takibin müvekkili yönünden iptaline, %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin düzeltme yapılmış keşide tarihleriyle çekleri aldığını, iyiniyetli hamil olduğunu, davacının cirosundan sonra tahrifat yapıldığı iddiasını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranındaki tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; davacı yanın davalı hakkında davaya konu çeklerle ilgili olarak resmi evrakta sahtecilik suçlamasıyla suç duyurusunda bulunması üzerine davalının şüpheli sıfatıyla verdiği ifadesinde, davadışı hamil .... isimli kişinin çeklerin tarihlerini değiştirerek kendisine verdiğini söylediği, böylece davacı yanca üzerindeki eski keşide tarihleriyle çeklerin ciro edilmesinden sonra keşide tarihlerinin davacının bir katılımı ve kusuru olmaksızın değiştirildiği tüm dosya kapsamıyla kanıtlandığından,
davacının takibe konu çeklerden sorumlu olmadığının saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu icra dosyası uyarınca davacının, davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, davacı yanın tazminat isteminin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin 20/05/2014 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliği üzerine davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz talebini içeren dilekçesinin HUMK 433/2. maddesinde belirtilen on günlük yasal süre geçirildikten sonra 02/06/2014 tarihinde temyiz defterine kayıt edildiği ve aynı tarihte temyiz harcının yatırıldığı dosya kapsamındaki belge ve bilgilerden anlaşılmış bulunduğundan davacı vekilinin süresinde olmayan katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/550, K. 2015/4979, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama