KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/5631 E., 2015/7859 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davalılardan ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
1- Davacı vekili, davalılar vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3- Davalılar vekili, davalı ... lehine % 40 tazminata hükmedilmemesinin hatalı olduğunu bildirerek temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı yan, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlatmış, davalı ...'ın da takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı ... vekili ise cevap dilekçesi ile davanın reddinin yanı sıra % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece davalı ...'ın genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, İİK.nun 67. maddesi gözetilerek, davalı ...'ın % 40 tazminat talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/5631, K. 2015/7859, 28 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama