KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/6131 E., 2015/16567 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar, davalı ile şirket ortaklığı konusunda para alışverişi ve görüşmelerinin olduğunu, 22.04.2009 tarihli ortaklık sözleşmesinin birinci maddesinde yer alan 75.000,00 TL bedelli bonoyu davalıya hisse devrinin yapılması hususunda teminat amaçlı olarak verdiklerini, hisse devrinin yapıldığını ve bononun bedelsiz kaldığını, buna rağmen davalının ihtarname çekerek söz konusu bono nedeniyle takip başlatacağını bildirdiğini ileri sürerek davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile 75.000,00 TL bedelli bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, somut olayda açılmış bir dava yada icra takibinin bulunmadığı, davalının elindeki bonoyu takibe koyacağını belirterek yapmış olduğu ihtarnameye karşılık da bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; menfi tespit davası olup, bedelsiz olduğu iddia edilen senedin davalıda olduğu ve davalının 24.10.2014 tarihinde gönderdiği ihtarnamede ''...sözü edilen teminat senedi kullanılarak hakkınızda kanuni takip başlatacağımı üzülerek bildiririm...'' şeklindeki beyanı ile davacılardan talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu aşamada davacıların menfi tespit davası açmalarında hukuki yararı bulunmaktadır. Mahkemece taraf delilleri toplanarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/6131, K. 2015/16567, 9 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama