KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/978 E., 2015/16616 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde asil ... ve vek. Av. ... ile davalı vek.Av. ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalının yanında sigortalı olarak çalıştığı dönemde teminat amacıyla verdiği boş senedin doldurularak icra takibine konulduğunu belirterek, müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, senet üzerindeki damga pulunun senedin 2004 yılından önce hazırlandığını gösterdiği, bu durumun senedin davacının iddia ettiği gibi teminat senedi olabileceği konusunda delil başlangıcı olarak değerlendirildiği, dinlenen tanıkların senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bilgileri olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında, dava konusu senedin tanzim tarihinden önce, iş akdi uyarınca işçi - işveren ilişkisi bulunduğu, davacı yanca dava konusu senedin işe girerken teminat olarak verildiği iddia edilmiş olmasına göre davaya bakma görevi iş mahkemesine aittir. Hal böyle olunca, mahkemece iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakılıp karar verilmesi gerekirken asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/978, K. 2015/16616, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama