KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2015/9867 E., 2016/3713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2016
- Mahkemesi
- ... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/03/2015
- Numarası
- 2014/1143-2015/262
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında gayri resmi şekilde düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile müvekkiline dükkan satılmasında anlaşılmaya varıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği toplam 485.000,00 TL'yi davalıya ödediğini, ancak sonrasında satış işleminden vazgeçmeyi istediğini bildirdiği halde davalının bunu yerine getirmediği gibi satış bedelini de iade etmediğini, ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40'tan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satıma konu işyerinin 05.12.2007 tarihli sözleşmeye istinaden davacıya satılıp, 27.06.2008 tarihinde teslim edildiğini, işyerinin tapusunun hazır olduğunun bildirilmesine rağmen davacının gerekli evrakla başvuru yapmadığından tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, yasal sürede sözleşmeden dönme hakkının kullanılmadığını, tarafların edimlerini yerine getirmelerinden sonra sözleşmenin şekil şartlarına aykırı olduğunu iddia etmenin iyiniyet kurallarına uymadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın gayriresmi gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle sözleşmenin geçersizliği iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin tahsili istemine ilişkin olduğu, alacağın dayanağı olan sözleşmede ihtilafların halli için İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılınmış olması nedeniyle davalının yetki itirazının reddedildiği, taraflar arasında 05.12.2007 tarihinde davalının davacıya bir dükkan satımıyla ilgili olarak gayriresmi şekilde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme nedeniyle davacının toplam 485.000,00 TL ödeme yaptığı, ancak taşınmazın tapuda davacıya devrinin yapılmadığı,
davacının satış işleminden vazgeçerek 12.11.2008, 02.12.2009, 08.04.2010 tarihlerinde maddi sıkıntıda olduğunu, dükkanı bu nedenle iade etmek istediğini davalıya bildirdiği, ödenen bedelin iadesi içinde sonrasında icra takibine başladığı, taşınmazın devrine ilişkin sözleşmenin şekil şartına uygun biçimde yapılmadığından taraflar yönünden bir bağlayıcılığı olmadığı (MK.
706 ve BK 237. mad.), tarafların birbirlerinden aldıklarını iade etmeleri gerektiği, davacının davalıyı takip öncesi temerrüde düşürmediğinden ödediği tutara takip tarihinden faiz isteyebileceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 485.000,00 TL asıl alacak ve bu tutara takip tarihinden %13,75 ve değişen oranlarda avans faizi işleyecek şekilde iptaline, takibin devamına, hükmolunan tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2015/9867, K. 2016/3713, 3 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama