KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10485 E., 2016/15822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davacının borcu olmadığı halde davalının verilen teminat mektubunun nakde çevrildiğini kabul ederek 532.874,58 USD alacağın tahsiline karar verilmiştir.
Hükmolunan yabancı para alacağı olup, taraflar arasındaki sözleşmede yabancı para alacağı yönünden faiz oranı kararlaştırılmadığından uygulanacak faiz oranının 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faiz Hakkında Kanun’un 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bu yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıdır.
Mahkemece bu yön gözardı edilerek Merkez Bankası’nın USD cinsinden 1 yıl vadeli USD cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faize hükmetmesi doğru olmadığı gibi dava menfi tespit davası olarak açılmış ve yargılama sırasında istirdat davasına dönüşmüştür. Her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekir.
Dava açılırken harca esas değer olarak gösterilen 953.542,29 TL üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda davacı yararına 52.091,70 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi de isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmiş ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10485, K. 2016/15822, 15 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama