KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10568 E., 2017/216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
477 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit ve birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacılar-birleşen dosya davalıları vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar-birleşen dosya davalıları vekilleri Av. ... ve Av. ... ile davalı-birleşen dosya davacısı vek. Av. ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı olmadan şirket muhasebecisi ... tarafından sahte olarak hazırlanan talimatlara istinaden kredi kullandırıldığını, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle müvekkillerine hesap kat ihtarı tebliğ edilerek 308.586,25 TL'nin ödenmesinin istenildiğini ileri sürerek, müvekkillerinin davalı bankaya 308.586,25 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin çalışanının vermiş olduğu zarardan dolayı adam çalıştıranın sorumluluğu gereğince kendisinin sorumlu olduğunu, kredi kullanım taleplerinin davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını, hesaptan nakit çekim işlemlerinin de davacı şirket yetkilisi tarafından yapıldığını, kullanılan kredilerin davacı şirketin başka bankalardaki hesaplarına gönderildiğini ve şirket borçlarının kapatılmasında kullanıldığını, davacıların iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı banka vekili, müvekkili ile davalı ... ... Ürünleri Turizm Tarım Ticaret Ltd. Şti. arasında 26/03/2010 tarihli 300.000,00 TL meblağlı genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine giriştiği icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili, asıl davada ileri sürdüğü nedenlerle davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, değişik tarihlerde kullandırılan kredinin davacı-birleşen davalı şirketin başka bankalarda bulunan hesaplarına aktarıldığı, kredi kullanım sonrasında kredinin dönem faizlerinin davacı-birleşen davalı firma tarafından ödenmiş olması itibariyle firmanın bu kredi ilişkisini bildiği ve onay verdiği gerekçesiyle menfi tespit davasının reddine, bilirkişi raporunda hesaplanan alacak miktarı üzerinden birleşen itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, birleşen dosya davalıları şirket ile ..., ... ve ... itirazlarının 320.794,18 TL,
diğer birleşen davalılar ... ve ...'in toplam 319.742,28 TL üzerinden iptaline, tüm birleşen davalılar yönünden asıl alacak 308.251,25 TL ye takip tarihinden itibaren yıllık %29,25 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın %20'si oranında 64.158,84 TL icra inkar tazminatının birleşen davalılar ... ve ...'in bu miktarın 63.948,46 TL'sinden sorumlu olmaları kaydıyla tüm birleşen davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar-birleşen dosya davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10568, K. 2017/216, 17 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama