KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10713 E., 2017/4446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin 26.11.2013 tarihli sözleşmeye göre davalılardan alacaklı olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmeye konu olan taşınmazın davalılar tarafından alınmasına yardımcı olması karşılığında müvekkiline ödeme yapılması gerekirken ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya borcu olmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının takip talebinde herhangi bir belgeye dayanmadığı, takibe ve alacağa yönelik bir belge sunmadığı, açılan davada mesnet olarak bir kısım sözleşme ve ihtarnameler sunsa da takipte dayanılmayan belgeye itirazın iptali davasında dayanılamayacağı gerekçesiyle davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları İİK 67. maddesinde düzenlenmiş olup icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı alacaklı icra takibinde dayandığı belgelerle bağlıdır. Takip konusunu değiştiremez ancak alacağın varlığını kanıtlamak için süresi içerisinde mahkemeye bildirdiği delil listesindeki delillerin mahkemece incelenmesi ve değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle açıklanan ilkeler uyarınca davacının alacağının varlığını ispat yönündeki delilleri toplayarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10713, K. 2017/4446, 1 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama