KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10738 E., 2017/4686 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, kart borcunun ödenmediğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan toplam 1.475,00 TL asıl alacak ve ferileri kadar alacaklı olduğu, fazlaya dair talep yönünden davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
28/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşan banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, anılan kanunun 3/1-k-l, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde Tüketici Mahkemeleri olacağı öngörülmüştür.
Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece yargılamanın her safhasında kendiliğinden gözetilmelidir. Dava tarihi itibariyle, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapılması gerekirken, bu yön dikkate alınmadan hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10738, K. 2017/4686, 8 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama