KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/10838 E., 2017/6310 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili asıl davada, müvekkili hakkında ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/442 sayılı dosyasında icra takibine konu edilen çeklerin dava dışı ... elinde iken zayi olduğunu, ... tarafından ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/338 E. sayılı dosyası üzerinden zayi ve iptal kararı alındığını, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin davalılarla hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalıların müvekkilinden haksız kazanç elde etmek için kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiklerini, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığnın tespiti ile dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, müvekkili hakkında ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8986 sayılı dosyasında icra takibine konu edilen çekin dava dışı ... elinde iken zayi olduğunu, ... tarafından ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/338 E. sayılı dosyası üzerinden zayi ve iptal kararı alındığını, kararın kesinleştiğini, müvekkilinin davalılarla hiç bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalıların müvekkilinden haksız kazanç elde etmek için kötüniyetli olarak birlikte hareket ettiklerini, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığnın tespiti ile dava konusu çekin iptaline müvekkili tarafından haciz baskısı altında alınan 10.000,00 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili asıl ve birleşen davada; müvekkilinin dava konusu çekleri diğer davalıdan ciro yolu ile devraldığını ve iyiniyetli 3. Kişi olduğunu, ...'nin çekler üzerinde herhangi bir sıfatının bulunmadığını, davacının çeklerin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının lehtara karşı ileri sürebileceği def'ileri müvekkiline karşı ileri sürmesinin ancak müvekkilinin bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ispat edebilmesi halinde mümkün olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Ltd. Şti. asıl ve birleşen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafından asıl ve birleşen dava konusu çeklerin boş bir şekilde kaybedildiği ve davalıların çekleri ciro ile devralırken davacının borçlu olmadığını bildikleri halde kötüniyetli olarak hareket ettikleri ispat edilemediği gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/10838, K. 2017/6310, 26 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama