KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/11328 E., 2017/5850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ...Ltd. Şti arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalıların bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, dava dışı firmaya kredi açılıp kullandırıldığını, kredi borçlarının zamanında ödenmemesi sebebiyle hesabın kat edilerek davalılara ihtarname keşide edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine dava dışı ...Ltd. Şti hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ...
13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10318 E. sayılı dosyası ile davalı borçlular hakkında da ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13542 E. sayılı dosyası ile alacağın tahsilinde tekerrüre sebebiyet vermemek kaydı ile takibe başlanıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu ileri sürerek davalıların yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafça aynı alacağa ilişkin hem ipoteğin paraya çevrilmeyi yolu ile hem de genel haciz yolu ile takibe geçildiğini bu durumun takip hukukuna aykırı olduğunu, davacı tarafça ileri sürülen müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumunun hukuken geçerli olmadığını, davacının sunduğu kredi sözleşmesinde davalıların kefil olmasına davalıların eşlerinin rızası olduğuna dair bir ibare olmadığını, bu dolayısıyla TBK' nun 584. Maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu takibe dayanak olan sözleşmenin davalılar ... ile ... tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığı, sözleşme tarihi itibariyle davalılar ... ve ...' nin evli oldukları bu nedenle 6098 Sayılı Borçlar Kanunu' nun 584.
Maddesinde belirtildiği üzere eşlerinin yazılı rızasıyla kefil olmaları gerektiği halde her iki davalının eşinin de kefalete rızalarına dair imzalarının alınmadığının belirlendiği, buna göre kefalet sözleşmesinin her iki davalı yönünden de geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ve özellikle T.B.K.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/11328, K. 2017/5850, 13 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama