KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/11500 E., 2017/2364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Av. ...ile davalı vekili Av. ... gelmiş olduğundan, duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinden ... ile davalı arasında yapılması öngörülen ticari işin teminatı olarak diğer müvekkili ...’in taşınmazı üzerine ipotek konulduğunu, ancak ticari ilişkinin gerçekleşmediğini iddia ederek müvekkillerinden ...’in davalıya 200.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine, taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile % 20 oranında tazminat istemiştir.
Mahkemece, davacı ... ile davalı arasında kurulacak ticari ilişkinin teminatı olarak davacı ...’e ait taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiği, ipoteğin karz ipoteği olmadığı, davalının bu ipotek karşılığı 200.000,00 TL verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda dava 20.02.2014 tarihinde açılmış olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık tarafların ticari iş ve işletmeleri ile ilgili hususlardan kaynaklanmaktadır. Bu sebeple TTK.’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesinin (... Asliye Ticaret Mahkemeleri) görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası hakkında hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/11500, K. 2017/2364, 23 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama