KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/12608 E., 2017/6829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılında ... isimli şahsa 5.000,00 TL borçlandığını, aldığı bu borca karşılık davalıya açık senet verdiğini, davalının bu senedi o zamanki para ile 50 milyar olarak doldurup ...
İcra Müdürlüğü'nün 2004/2474 E sayılı dosyası ile takip başlattığını ve takip konusu alacak sebebiyle müvekkiline ait birçok taşınmazı sembolik fiyatlarla satın aldığını, ayrıca o dönemden beri müvekkiline ait taşınmazlardaki fındık ürününü topladığını, daha sonra işlemden kaldırdığı icra dosyasını 2014 yılında yenileyerek 2014/1632 E sayılı icra dosyası ile takibe devam ettiğini hiç hakkı olmadan haciz işlemleri yaptığını,
davalının haksız icra takibi ile yapmış olduğu bu işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu ,ayrıca davalının müvekkiline borç vermiş olduğu dönemde 50 milyar miktarındaki bir paranın borç verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olduğu miktarın yalnızca 5.000,00 TL olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş,davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu borçlu tarafın senedin aksini aynı ölçüde yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiği halde böyle bir ispat vesikası sunmadığı gibi, davalının yemin teklifine uyarak senet bedeli ile gerçek alacak miktarının aynı olduğunu ve alacağını alamadığını yeminli beyanı ile tasdik ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/12608, K. 2017/6829, 11 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama