KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/12630 E., 2017/7282 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan kullandığı iddia edilen krediler ile bu kredilere ilişkin sözleşmeler ve kredi kullandırım talimatlarındaki asaleten ve kefaleten atılmış imzaların müvekkiline ait olmadığını, bunlara istinaden borçlu olmadıklarını ileri sürerek kurumsal internet bankacılığı bilgileri güncelleme formu ve buna bağlı yapılan işlemlerdeki imzaların davacıya ait olmadığının tespitine ve buna bağlı yapılan tüm işlemlerden dolayı borçlarının olmadığının tespitine,
01.04.2016 tarihi itibariyle Merkez Bankası kayıtlarında müvekkili şirket borçlular listesinde gözüktüğünden itibarının daha fazla kaybına sebebiyet vermemek ve Bankalar nezdindeki krebilitesini koruyabilmek için Merkez Bankasının ve ... ...de bulunan tüm Banka Şubelerinin durumdan haberdar edilmesine ve bu hususta ihtiyati tedbir kararı verilmesine,
davalının imzalarının müvekkillerine ait olmayan sözleşmelerden kaynaklanan gecikmiş alacak iddiası ile işlem yapma ve icra takibine başlama ihtimalleri olduğundan ihtiyati tedbir yolu ile dava sonuçlanıncaya kadar davalının bu yönde yapacağı tüm işlemlerin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi davalıya mahkemece tebliğe çıkarılmadığından davaya cevap verilmemiştir.
Mahkemece, davacının henüz icra takibi başlamadan önce yapılması muhtemel bir icra takibine karşı menfî tespit davası açabileceği, ancak icra takibinden önce menfî tespit davası açılabilmesi için borçlunun borçlu olmadığının tespit edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yararının bulunması gerektiği, açılmış ve görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar için ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yarar olmadığı ve bu ilkenin iş bu menfî tespit davası için de uygulanması gerektiği,
buna göre davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığının anlaşıldığı belirtilerek davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/12630, K. 2017/7282, 25 Ekim 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama