KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/13033 E., 2017/6001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı asil, ticari ilişki nedeni ile davalı ...’a çek verdiğini, davalı ...’ın çeki kaybetmesi nedeni ile çek iptali davası açtığını, çekin haksız olarak takibe konu edildiğini, davalılar ile ticari ilişki içinde bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitine takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili duruşmadaki beyanında davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin çeki ciro yolu ile devralan iyiniyetli 3. kişi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre, davaya konu çekin hamiline nitelikte olduğu, bu hali ile de çekin zilyedliğinin devri ile başkasına devrinin mümkün olduğu, çekin bir ödeme aracı olduğu da dikkate alındığından davacının da çeki kendisinin keşide ederek, davalı ...’a ticari ilişki nedeni ile verdiği hususundaki beyanı dikkate alındığında davacının hukuka uygun bir şekilde elinden çıkmış olan çekin bedelini sırf bankada hazır bulundurmamak amacı ile çeki verdiği davalı ...’ı da davalı göstermek suretiyle menfi tespit davası açmasında hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacı aleyhine % 20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere, gerektirici sebeplere delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK’nun 72/4. maddesi uyarınca menfi tespit davasının reddedilmesi halinde tazminata karar verilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve bu kararın uygulanmış olması gerekir. Dosyanın incelenmesinde mahkemenin verdiği ihtiyati tedbir kararının teminat yatırılarak icra dosyasında uygulanmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan yasa maddeleri uyarınca tazminat şartları gerçekleşmediğinden tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken tazminata hükmedilmesi ve hüküm kısmının tavzih yoluyla değiştirilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/13033, K. 2017/6001, 19 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama