KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/13346 E., 2017/3871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
235 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkilleri aleyhine davalının başlattığı icra takibine konu müvekkillerinin murisi olan babaları ...'in keşideci olarak yer aldığı senetteki imza ve yazıların muris ...'e ait olmadığını, imzanın taklit edilmiş olduğunu ileri sürerek, müvekkilerinin icra takibine konu senet sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senetteki imzanın muris keşideci ...'e ait olduğunu, müvekkilinin borç para vermesi sebebiyle ...'den davaya konu senedi aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya ve benimsenen ... raporuna göre, davaya konu senetteki imzanın davacıların murisi ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davalıya geçtiğini, davalının da imzanın ...'e ait olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, her ne kadar “davanın kabulüne” karar verilmiş ise de, menfi tespit konusu senetle ilgili borçlu bulunulmadığına dair bir olumsuz tespit kararı verilmeyerek infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/13346, K. 2017/3871, 17 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama