KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/13787 E., 2017/8101 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkiline ciro yoluyla verilmiş olan 90.000 TL bedelli çekin dava dışı ...’a ciro edilerek teslim edildiğini, bu kişi tarafından çekin karşılıksız çıkması nedeniyle icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin icra takibine konu borcu ödeyerek çeki teslim aldığını, çekte kendisinden önceki ciranta konumunda olan davalı hakkında çek bedelinden dolayı icra takibi başlattığını, davalının açılan bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının başka bir dava dosyasına sunduğu belge ve cumhuriyet savcılığında vermiş olduğu ifade ile çekin gerçek bir bedele ilişkin olmadığını kabul ettiğini, çekin davacıya teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, dava konusu çekin ciro edilmesi aşamasında karşılığının bulunmadığına dair davacı ile davalı arasında 20/11/2013 tarihli "Anlaşma" başlıklı belgenin imzalandığı, davacının ...
Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/4266 soruşturma sayılı dosyasında da çekin gerçek bir bedelinin olmadığını beyan ettiği, dava dışı kişi tarafından çekin icra takibine konu edilmesi nedeniyle davacı tarafından ödeme yapıldığının ileri sürüldüğü, oysa çekin bir bedelinin bulunmadığının davacı tarafından da bilindiği, buna rağmen çekin bedelinin icra dosyasına ödenerek rücu talebi ile davalı aleyhinde ilamsız icra takibine geçildiği,
davacının çekin bedelini ödemeyip menfi tespit davası açması gerekir iken çek bedelinin dava dışı kişiye ödenmiş olmasının, davalı ile davacı arasında bir alacak borç ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davacıya rücu hakkı vermeyeceği, davalının bu nedenle aleyhindeki icra takibine yönelik itirazının yerinde olduğu, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/13787, K. 2017/8101, 20 Aralık 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama