KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/14841 E., 2016/15696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2016
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında Kredi Kartı Sözleşmesi imzalandığını, davalının kredi kartından kaynaklanan borcunu ödememesi nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, talebe konu uyuşmazlıkla ilgili görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 24.11.2015 tarih, 2015/11075 Esas ve 2015/15347 Karar sayılı ilamı ile; “ dava, kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece, tüketici işlemi niteliğindeki kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıyla ilgili olarak dava tarihi itibariyle Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğu gözetilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kredi kartından doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Banka tarafından hesabın kat edildiği anlaşılmaktadır.
Hesabın kat edilmesi ile alacak muaccel hale gelir. Temerrüd ihtarı ise alacaklının temerrüd faizi talep edebilmesini sağlar. Bu durumda mahkemece banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek uzman bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/14841, K. 2016/15696, 13 Aralık 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama