KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/14982 E., 2017/3817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davacı yanca senede dayalı icra takibine girişildiğini, takip konusu adi senedin hamilinin farklı bir kişi olup davalı lehtara alacağın temliki hükümlerine göre teslim edilmediğini, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin takip konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, senede karşı senetle ispat kuralı gereğince davacının ispat yükümlülüğü altında olduğunu, tanık dinletilmesine muvafakatlarının bulunmadığını belirterek, davanın reddine ve %20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, davalının adi senedin lehtarı olup takip hakkın haiz olduğu, davacının senede karşı senetle ispat kuralı gereğince yazılı delil sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibin tedbiren durması yönünde bir karar verilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
(1) Davalı vekili davacının temyizi üzerine kararı tazminat yönünden cevapla birlikte temyiz etmiş ise de dilekçenin temyiz defterine kaydı ve harcı bulunmadığından davalının temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
(2) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/14982, K. 2017/3817, 15 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama