KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/15270 E., 2018/329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı şirketin davalı şirkete bims ve çimento sattığını, satılan emtianın davalı şirkete teslim edildiğini ancak ödemelerin geç yapıldığını, düzenlenen faturalarda vadesinde ödenmeyen faturalara aylık % 3 vade farkı uygulanacağının belirtildiğini, düzenlenen faturaları kabul eden davalı şirketin vadesinde ödenmeyen faturalara aylık % 3 vade farkı uygulanacağını bildiğini ve kabul ettiğini, faturalara bir itirazının da olmadığını, vadesinden sonra ödeme yapıldığı bildirilerek düzenlenen vade farkı faturasını, davalının kabul etmeyerek,
kabul etmediği yönünde ihtarname gönderdiğini, vade farkı faturasına yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek, vade farkı faturasından kaynaklanan 4.216,16.- TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vade farkının yazılı bir sözleşme ile kararlaştırılması gerektiğini, yazılı bir sözleşme bulunmasa bile taraflar arasında alışılagelmiş bu şekilde bir uygulamanın bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı arasında yapılan ticari alışveriş nedeni ile 11 adet fatura düzenlendiği, 9 adet faturada ödeme tarihi ve vadesinde ödenmeyen faturalara aylık % 3 vade farkı uygulanır yazısının bulunduğu, faturalarda aylık % 3 vade farkı uygulanır ibaresinin tek başına vade farkı uygulanması için yeterli olmadığı, faturaya itiraz edilmemiş olmasının da vade farkını kabul anlamına gelmeyeceği, geç ödenen faturalara vade farkı uygulanacağı konusunda düzenlenmiş bir sözleşme olmadığından, taraflarca vade farkına yönelik olarak bir uygulama da bulunmadığından, davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/15270, K. 2018/329, 1 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama