KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/15651 E., 2018/226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalılar aleyhine senede dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borca kısmi itirazda bulunduklarını savunarak, itirazlarının iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, alacaklının 15.000 USD üzerinden takip başlattığı, takibin 7.000 USD’lik kısmına davalı borçlularca itiraz edildiği, davalıların borçlarının 8.000 USD olduğunu iddia ettikleri, ancak bu iddialarını yazılı delillerle kanıtlanamadığı, jandarma kriminal raporuna göre senet üzerinde tahrifat yapıldığını gösteren herhangi bir bulguya rastlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ...’nın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava senede dayalı takibe yönelik itirazın iptaline ilişkindir. Dava konusu senet metni incelendiğinde düzenleme tarihi 28/08/2013, ödeme tarihinin 26/08/2013 olduğu görülmektedir. Bu durumda vade tarihi düzenleme tarihinden önce olduğundan belge kambiyo vasfını yitirerek adi senede dönüşür. Adi senet de belirli bir borç ikrarı içerdiğinden düzenleyen yönünden verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş ise de kambiyo vasfını yitiren bonoda avalistin sorumluluğunun sona ereceği gözetilmeden davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/15651, K. 2018/226, 30 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama