KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/15830 E., 2018/961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı şirketin davalıdan sarf malzemesi almak amacıyla bir anlaşma yaptığını, bunun karşılığında dava konusu çeki verdiğini fakat daha sonra talep edilen sarf malzemelerini davalının temin edemeyeceğini söylemesi üzerine çekin müvekkili şirkete iadesine karar verildiğini, çekte tahrifat yapılmış olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle çek vasfını taşımadığı için kullanılması mümkün olmadığı halde davalının çeki iade etmediğini, çekin vadesi geldiğinde bankaya ibraz edilerek karşılıksız şerhi alındığını belirterek İİK'nin 72. maddesi gereğince mahkemece çekle ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava konusu çekin iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılamaya göre, davanın çek iptaline yönelik olduğu, bu tür davaların hasımsız açılabileceği, davada taraf sıfatı dava şartı olduğu gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 72. maddesi uyarınca açılan borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı her ne kadar dava dilekçesinin sonuç kısmında çekin iptalini talep etmişse de dava dilekçesi içeriğinden davanın İİK 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde olayları belirtmek davacıya, hukuki tavsifte bulunmak da hakime aittir. Bu nedenle mahkemece davaya İİK 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası olarak bakılması gerekirken hukuki tavsifte hata yapılarak davanın kıymetli evrak iptali davası şeklinde yorumlanması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/15830, K. 2018/961, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama