KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/15893 E., 2018/1221 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacının motorin veresiye fişlerinden doğan alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, yetki ve zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacıdan bir dönem yakıt satın aldığını, bedelini ödediğini, son üç yıldır davacıdan alışveriş yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip dayanağı veresiye fişlerinin yazılı delil başlangıcı olduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacı alacağının bulunduğunun ispatlandığı, dava ve takip konusu alacak miktarının yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, veresiye fişlerine dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı itirazında ve davaya cevabında, takip konusu veresiye fişlerindeki imzaları inkar ettiği gibi, malı teslim almadığını da beyan etmiştir. Bu durumda, fişlerde imzası bulunan kişiler davalının çalışanı veya mal teslim almaya yetkili personeli değilse bu fişlere yazılı delil başlangıcı olarak dayanılamaz ve tanık dinlenemez. İspat külfeti davacı tarafta olup malı davalıya veya yetkili elemanına teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yön gözetilmeden yazılı şekilde delil takdirinde hataya düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/15893, K. 2018/1221, 14 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama