KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/16518 E., 2018/1410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıf.
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı bankanın kullanılan krediler nedeniyle davacıdan komisyon ücreti, tahsis ücreti adı altında dosya masrafı tahsil ettiğini, bu tahsilatların haksız olduğunu ileri sürerek, yapılan tahsilatların faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemlerle ilgili sözleşmelerin davacıyla müzakere edildiğini, tahsil edilecek masrafların sözleşmede düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacıdan ticari krediler nedeniyle tahsilatlar yaptığı, her ne kadar tarafların tacir olduğu ve ticari işlerde bu bedellerin alınabileceği ileri sürülebilse de, küçük ölçekte ticaret yapan şahıslarla büyük ekonomik güce sahip bankaların eşit koşullara sahip olmadığı, davacıdan yapılan tahsilatların iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, tahsilatların faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesi düzenlenirken davalı banka tarafından kredi ödemesi sırasında yapılan kesintilerin haksız olduğu iddiası ile iadesi istemine ilişkindir. Genel kredi sözleşmeleri 6102 sayılı TTK’ nın 41/1-f maddesinde düzenlenen işlemlerden olduğundan bu sözleşmeler kapsamında yapılan işlemlerin de anılan yasa hükmü kapsamında ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Ticari uyuşmazlıklarda taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümleri uygulanır. Mahkemece bu yön gözetilmeden, somut olayda uygulama yeri bulunmayan 6502 sayılı Yasa hükümleri uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/16518, K. 2018/1410, 21 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama