KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/16546 E., 2018/1468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2018
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi uyarınca davalıya kredi kartı verildiğini, borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacağın zamanaşımına uğradığını, takipteki kadar borçlu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle, 1.507,09.-TL asıl alacak, 22.671,79.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 24.178,88.-TL alacak bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 24.178,88.-TL üzerinden devamı ile davalının itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava 29/04/2015 tarihinde açılmıştır.
28/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra oluşan banka kredi kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin, anılan Kanunun 3/1-k-l, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde tüketici mahkemeleri olacağı öngörülmüştür.
Görev kuralı kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/16546, K. 2018/1468, 22 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama