KÜNYE
19. Hukuk Dairesi 2016/17836 E., 2018/3375 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının davacı aleyhine icra takibi başlattığını, takibe dayanak borç senedinin geçersiz olduğunu, davacının iradesinin sakatlandığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere göre, tanık beyanları, davacının yaşı, konumu, araştırma sonuçları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında dava konusu senedin düzenlenmesini gerektirir ve hayatın olağan akışı içinde kabul edilebilir hiç bir sebep ve süreç bulunmadığı halde düzenlenme tarihi itibariyle de yüksek bir bedeli içerir senedin kişiliği dosya kapsamına yansıyan davalının davacının yaşından da istifade ederek davacının iradesi fesada uğratılmak suretiyle düzenlendiği kanaatine varıldığı, davacı asilin tamamlayıcı yemini eda ettiği, davanın sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 29.09.2006 tarihli noterde düzenlenmiş bulunan resmi senedin zor ve tehdit kullanılarak imzalatıldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Resmi belgeyi düzenleyen noter hakkında herhangi bir şikayet, soruşturma ve açılmış bulunan ceza davası bulunmamaktadır. Diğer yandan davalı hakkında tehdit ile resmi belge düzenletmek suçundan yapılan şikayet sonucu Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu durumda resmi senede karşı tanık dinlenerek resmi senet iptali söz konusu olamaz. Hal böyle olunca kanıtlanamayan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/17836, K. 2018/3375, 19 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama